21/4/2009 - O ASLA SENİN OLMAYACAK BUNU BİLİRSİN

O hic bir zaman senin olmayacak, bunu bilirsin... Uzaklardan seversin... konustugunuz vakit, belli etmezsin,bazen derin derin susar düsüncelere dalarsin ama birsey belli etmezsin,söylemeye acizsindir.. Ve baskalariyla cikmaya baslar, sen seyircisin...icin kan aglar, yutkunursun, bogazin dügümlenir, gururundan gercekleri diyemezsin.... Icinde bazi seylerin kirildigini hissedersin, öyle bir alev kaplar icini, gecelerin uykun kacar...sabahleri istahin..... Aglamakli olursun da, zor tutarsin kendini.. hickiriklarin vücudunu sarsar..
icine gömersin... Kim duyar..... kim dinler... hersey herkes seni suclar... Ne karanliktir günler, tüm aydinliga ragmen, ne taslar yagar beynine, damarlarinda kan akmaktan acizdir..... artik gücün yetmeyecegine inanirsin...ölüm bu mu dersin? Bütün isyanin kendinedir.... O hayat devam etmeli diyerekten, o kisiyle hayatini birlestirmeye kara verir, sen yine seyircisin, gülersin onaylarsin, cok sevindim dersin, dünyaya, güzel dünya numaralari cekersin... oysa feryad etmektesin,o an ölmüssündür ama kimseler bilmez..... bir adim ölümün ötesindesin. ..... Gülümseyeceksin.... belli etmeyeceksin, gecer dercesine, bütün umutlarini yeni bir güne ve o-n-s-u-z bir hayata dikeceksin... hayat devam etmektedir... ama asla hiçbirsey eskisi gibi olmayacaktir.Zaten olamazda. Onu her görüsünde kahir olacaksin,için içini kemirecek,kahrolacaksin, o an ölmek isteyeceksin ama ... geç, artik çok geç. Suçlu kim, yanlis zamanmi?,yanlis insanmi.. Hayir ,ne yanlis zaman nede yanlis insan. Hem zaman dogru zamandir,hem o hayatta karsina çikabilecek en dogru kisidir. Ama senin o mantigin,olmaz , bu yakisik almaz diyerek kirdigin cesaretin, herzaman kendin için degil de baskalari ne der,bu uygun olurmu diye düsünen o aklin yanilmistir iste ama ne fark eder, artik çok geç.Ne olurdu bir kez hayatta bir kez baskalarini,çevreyi,o ne der, söyle yaparsam ne olur,bunu desem alinirmi acaba korkularindan kendimizi arindirabilsek ne olur... Hayat insana herzaman firsatlari ve dogru kisileri çikarir,zamani belirsiz... Önemli olan dogru ani yakaladiginda,rutin düsünceleri, beynin hükmettigi dogru ve yanlislari tartarak elimize belkide 1 defa geçen bu firsatlari kaçirmamamizdir. Eger kalbiniz biri için hizli atmaya baslarsa , ne olursa olsun, beyninizden geçenleri bosverin.Sadece kalbinizin sesine kulak verin. Bir kere de kalbiniz yasantinizi sekilledndirsin. Birakin beyninizin rutin ve gerçekçi düsüncelerini. Dinleyin kalbinizin sesini. Yoksa,yoksa ilerde çok geç olabilir.... Ve en kötüsü,farkina varsanizda kalbinizin sesinin beyninizin hükmettigi dogrulardan daha da fazla dogruyu söyledigini,artik çok geçtir. Ve size kalan sadece koskoca bir pismanliktir. Siz siz olun asla kalbinizin sesini, beyninizin mantigiyla geri çevirmeyin. Kalbinizin sesi size her zaman en dogru olan yolu gösterir. Zaman ayirip cesaret edin ve kalbinizi dinleyin yeter. Ask matematik degildir 2+2=4 olabilsin. Kissadan hisse ,eger olurda birine karsi içinizden sicak birseyler hissederseniz, asik oldugunuzu,geceleri hayallarinizde onu düsünmeye baslar ve bir süre sonra, olmaz, o benim arkadasim veya arkadaslarim ne der veya o ne düsünür ben bunu söylersem gibi düsünceleri aklinizdan silin. Unutmayin, hayat boyunca asla söylediklerinizden pisman olmayin. Çünkü pismanliklariniz söyleyemedikleriniz olursa çok aci veriyor.....
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/3/2009 - HER ŞEYY SENSİNN

Bir başka bakıyorsa gözlerim İçimde başka bir sıcaklık Yüzüme yayılan gülümse Kelimelerimdeki farklılık Hepsinin sebebi sen Senden öncesi ve senden sonrası İki bölüyorum yaşanmışlıklarımı Senden öncesinin üstüne bir çizgi çektim Senden sonrasına kurulu hayallerim Sözcüklerim senle anlam buluyor Şiirlerim seni söylüyor İzlediğim filmler seni anlatıyor Senle üzülüp senle gülüyorum Saatlerim sana kurulu Zaman senin ismini fısıldıyor kulağıma Her harfte senden bir iz Her hece sana kurulan cümlelerin halkası Büyük hüzünlerim vardı Yıpranmışlıklarımı bırakıyorum bir kenara Harabelerimi yıkıyorum tek tek Hiçbir iz bırakmıyorum geride Arınıyorum senle her şeyden Söküp atıyorum prangalarımı Takılmıyorum eskisinin sisli karanlığına Yeni bir güne uyanıyorum Kapatmıştım bütün kapılarımı Sürgüleri çekmiştim Uzun bir sessizliğe bürünmüştüm Kelimelerim hüzün makamından şarkılar söylüyordu Sen geldin Sıcaklığın yayıldı bedenime Ansızın ısındı içim Senle değişmeye başladım Her işte bir hayır Hepsinde sen
Vazgeçtim çok şeyden Dönüp bakmadım İçime batmadı kalanlar Pişmanlıklarım olmadı Pişman olacağım bir şey biliyorum şimdi Senden vazgeçmemeli Aşkın her halini senle yaşanmalı Bir masal yazmalı İlk ve son cümlesinde bizim olduğumuz Suskunluğumu bozuyorum Yollarım sana çıkıyor Kalbim seninle çarpıyor Adın adımın yanına düşüyor Anlıyorum Her şey sensin
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/3/2009 - İÇİM KANIYOR İŞTE
Ben, giden mutluluklarımın sönmüş ateşinde ısıtıyorum mutluluk mağduru yanlarımı içimi kanatırcasına... Hiç insanın içi kanar mı? Benim kanıyor işte! Dipsiz kuyulara atıyorum kendimi bir türlü vurmuyor bedenimin ağırlığı dibe. Kendimi soruyorum kendime, ellerim buz kesmiş bedenime... Kimliğimi soruyorum sonra da ayna da gözlerime cevapsız kalıyor sorularım... Cevap nerde? Bazen unutuyorum kendimi, bazen de arayıp da bulunmayacak yerlere saklıyorum unutmak için beni... Sonra, bütün şehir uyurken yola çıkıyorum gecenin tenhalığında... İlk kalbime çıkıyor yollarım, sen karşılıyorsun; KORKUYORUM: Korkum senden değil olmayan gerçeğinden. Şimdi bir tokat yedim kalbime aklımın haberi yok henüz! Akılsızlık değil bu ,aklımı karıştırmaktan öte gitmeyecek gerçekler belki de... Ve ben anladımki akla değil, akılsızlığa yeniliyor insan kalbinin ayakları ile çıkarsa yola! Ben kalbimin ayakları ile yürüdüm yolumu, sen aklının o nedenden anlayamazsın benim aklımın akılsızlığını... Yüreğimi hiç! Aklında hiç kal dediğin sevgilin olmadı. MESELA! Sen benim kadar da cesaretli değilsin üstelik, hani aklın var ya! Onda dokuzu kaçmaktır unutma, erkeksin ya! Sen hesaplarını iyi yaparsın. Ben aşk'a soyunurken yanıma neler alacağımı hesaplamadım o yüzden kayıplardayım sana... İşte, bu sebepten iç kanamalarım... Sevgi diyorlar adına; ve karasevda diyor bizden evvel yaşayan büyük aşıklar, bende öğrendim.
Gecelerin gebe olup güne ne doğuracağına inananlar kendini kandırır en fazla, belki bu yüzdendir olmayacak dua ya "AMİN" demeyişim; hurafe sözler girme kulağıma. Ben, bir tek susarak yenilmesini bilirim, konuşarak değil. Yıkılmam konuşursam eğer. Hiç utanmadım yaptıklarımdan yüzümü karartacak hiç bir ayıbım yok benim. Kimsenin merhametini istemiyorum ben, seversen amnna sevmezsen zorla değil. Yola yalnız devam edebilirim gelmeyene zorum yok; ben yalnız yaşadım asırlarca... Geceleri uykumu kabusların böleceğini biliyordum. ÖRNEĞİN, karabasnlar çökecekti hayallerimin üstüne kanrevan kalsa da istemem kimseden merhamet.
Artık ne sana eğilirim ne de senin bir başkasınaeğilmeni, ne kadar susacaksan sus sen benim hala en değerlimsin... Merak ediyorsan eğer ki, etmediğini biliyorum; giderken bıraktığın yalnızlık bir başıma yaşamayı öğretti bana, anlayacağın senden başkasını istemiyorum hala! Bu yalnızlık ancak seninle son bulur sevgili! Acılarımı içimde tutuyorsam hep kimseye göstermek iştemeyişimdendir, ANLA BENİ! Böğle işte sevgili; bu sebepten ben yokluğunun varlığına sığınmakta var olmaya çalışırım. İSANIN İÇİ KANAR MI HİÇ? BU SEBEPTEN KANIYOR İŞTE! ...
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
21/2/2009 - “Hâlâ”dır Aradığın!..
| Sana kırgın olmak isterdim zaman zaman... Sana kırgın olmayı hakedecek kadar hukukum olmasını yani üstünde!
Ve; “Unuttuğumu zannetme” diyemeyeceğin mesafelerde olmak isterdim sana... Yani; beni “unutma ihtimalinin” bile olamayacağı mesafelerde!
Bilirim, seversin beni. “Bilirim” sadece, çünkü öyle söylersin!.. Ama soluyamam... Ama dokunamam... Ama yaşayamam... Bilirim, seversin beni; Odandaki lambanın açma anahtarına iliştirdiğin bir kartpostal gibi!..
Ben, güze bakan ağaçlar gibi meyvelerimi dökmeye başlamışsam dibime... Ve ben de “senin gibi” sevmeye başlamışsam artık... Ve ben de sana demeye başlamışsam; “Ben de unutmadım seni!..” Bir mevsimi tüketmiş demektir tarlalar; ekilmeden, dikilmeden, sulanmadan ve gübrelenmeden... Halbuki kısır mevsimlere gebedir tüketilmiş her mevsim!
Yıllar, kenarda bekler; geceye doğru giden trenleri gözleyen çocuklar gibi... Yollar, dürmededir artık kendini! Ve hatıralar süpürülmededir hafızalardan; “artık” paylaşılmayanlara yer açılsın diye!..
Bilirim tabii ki unutmadığını... Unutmayışımdan bilirim. Bilirim, seversin hâlâ beni; çünkü sevmek “Hâlâ”dır işte, hâlâ aradığımız delîl!
Sana kırgın olmak isterdim aslında, zaman zaman... Yani üstünde, sana kırgın olmayı hakedecek kadar hukukum olmasını! Ve; “Unuttuğumu zannetme” diyemeyeceğin mesafelerde olmak isterdim sana... Yani; beni unutma ihtimalinin bile olamayacağı mesafelerde!
|
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/12/2008 - Beni nereye koyuyorsun?

beni nereye koyuyorsun böyle? neresinde yaşıyorum yüreğinin? var mıyım senin için, gecelerinin masalsı düşü ben miyim yoksa kendin misin?... beni sığdırabiliyor musun içine? hangi yana baksam tünel; sonsuz uçurumlar gibi dipsiz ve kuyu hani içinin aynasıdır ya sevdiğin, benim aynamda karanlık aksetmekte... öyleyse anlarım ki ben de yokum sen de. beni nerede yaşatıyorsun söyle? cennetin miyim senin, amber kokulu bahçelerinde gezindiğin? yoksa kaybolduğun kör kuyun mu, dehliz yalnızlıklarını yitirdiğin? artık anlamsız geliyor tüm sorular yanıtlarını bir gün verecek olsan bile ben de bir şeyler buram buram, ben de çok şey ılık ılık, ben de sen acıtarak, kanayarak eksiliyor... ben seni bunca zamana ağırlayamazken ruhumda aitsizliğim çaresiz çoğalıyor... ve görüyorum aynada yüzü silinmiş suretimi sen bende herşeysin belki ama ben sende yitiyorum için için... beni nerelerde arıyorsun öyle? yüreğine sor bir de mutlaka cevabı gelecektir sessizliğinin...
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
GELİŞİNDE TEBESSÜMÜM GİDİŞİNDE GÖZYAŞLARIM SAKLIDIR
Kategoriler
Arkadaşlarım
|